Anasayfa      Hakkımızda      Yardım      İletişim      Reklam  
  
   Anasayfa
 Ücretsiz Eğitimler
 indirimli Eğitimler
 Seçilmiş Eğitimler
 Son Eklenenler
 Eğitim Fırsatları
Anasayfa     Eğitim Takvimi    Eğitim Duyuruları     Eğitim Kategorileri    Eğitim Firmaları   Eğitim Talepleri     Makaleler    Haberler     Üyelik

ÜYELİK İŞLEMLERİ

E-Posta adresiniz

ÜyelikTipi

Şifre  

Beni hatırla

  • Şifremi unuttum
  • Üye ol
  •  İSTATİSTİKLER


    Los Angeles International University

    Yazdırılabilir versiyon   Geri
    2995 görüntülenme
    (17.9.2008)
    Son 10 Yılın En İyi 10 Projesi
    Türkiye son 5 yıldır içinde bulunduğu hızlı büyüme trendini sürdürüyor. Her yıl yüzlerce yeni proje uygulamaya geçiyor. İçlerinden bazıları insanların, şirketlerin, kentlerin ve hatta ülkelerin kaderini değiştiriyor. Türkiye’nin 84 yıllık tarihinde b
    Son 10 Yılın En İyi 10 Projesi

    Türkiye son 5 yıldır içinde bulunduğu hızlı büyüme trendini sürdürüyor. Her yıl yüzlerce yeni proje uygulamaya geçiyor. İçlerinden bazıları insanların, şirketlerin, kentlerin ve hatta ülkelerin kaderini değiştiriyor. Türkiye’nin 84 yıllık tarihinde böyle pek çok projeye rastlamak mümkün. Capital, bunlar arasında yakın tarihimizden, son 10 yılın 10 önemli projesini tespit etti. Birçok iş adamı, yönetici, akademisyen ve danışman bu seçimde bize yol gösterdi. Onların fikirleriyle adayları tespit edip üzerinde uzlaşılan projeleri ön plana çıkardık.

    Değerlendirme kriterlerimiz; projelerin yenilikçi olması, hayal gücüne dayanması, iş gücü yaratması, öncü olması, stratejik önem taşıması ve tabii ki başarılı olmasıydı. Projelerin, sektörünü dönüştürmesi ve sadece Türkiye’de değil dünyada da bir ilki gerçekleştirmiş olması da önemli bir ayırt edici unsur oldu. Tüm bunların ışığında son 10 yılda Türkiye’de yürütülen en iyi 10 projeyi belirledik.

    BTC’nin Türkiye İçin Anlamı
    Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı projesi Türkiye’nin yalnız son 10 yılına değil gelecek 10 yıllarına da damgasını vuracak bir proje. Türkiye, petrol ve doğal gazda içinde bulunduğu coğrafyanın sağladığı önemli avantajı BTC boru hattı projesiyle iyi kullandı. Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi kapsamında, Bakü’den başlayıp Ceyhan’da son bulacak bir boru hattıyla başta Azeri petrolü olmak üzere bölgede üretilecek petrollerin Ceyhan’a taşınması ve buradan da tankerlerle dünya pazarlarına ulaştırılması planlandı. Asıl amaç ise petrolün uluslararası piyasaya ihracı için kullanılacak emniyetli bir taşıma sisteminin oluşturulmasıydı. Böy­lece Türkiye de, Doğu-Batı Enerji Koridoru’nun en kritik ayağını oluşturan BTC sayesinde, jeopolitik öne­mini artırmış olacaktı. Projenin fizibilite etüdünde top­lam sistem için yatırım maliyeti 2,4 milyar dolar olarak hesaplandı. İnşaat aşaması ise Türkiye’ye 1,7 milyar dolara mal oldu. Bu maliyet, BTC Co ortakları tarafın­dan finanse edildi. Projenin inşaatını ise büyük oran­da Türk müteahhitleri gerçekleştirdi. 29 Temmuz 2006’da tamamlanan projede ilk petrol yüklemeleri 2006 yılının haziran ayında başladı. Bugüne kadar 296 adet tanker yüklemesi yapıldı ve Türkiye üzerin­den toplam 238,1 milyon varil ham petrol uluslarara­sı pazarlara ulaştırıldı.

    Türkiye’nin, bu projeden "geçiş vergisi ve işletme­cilik hizmetleri" karşılığında; ilk 16 yıl 140–200 milyon dolar, 17-40’ıncı yıllar arasında ise 200–300 milyon do­lar civarında yıllık gelir elde etmesi bekleniyor.

    Pegasus, Uçmayı Demokratikleştirdi
    16 yıllık bir charter şirketi olan Pegasus, Ocak 2005’te Esas Holding tarafından satın alındı ve şirketin yöne­tim kurulu başkanı Ali Sabancı oldu. Ali Sabancı’nın şirketin başına geçmesiyle birlikte Pegasus Hava Yol­ları fark yaratan pek çok devrimci uygulama hayata geçirdi. Business Class, VlP ve ClP uygulamaları yap­mayan Pegasus’un "uygun fiyat politikası" sayesinde Türkiye’nin doğusuna da uçuşlar başladı. Devrimci uygulamalarının en dikkat çekeni ise Türkiye’de uçu­şu demokratikleştiren "Pegonomi" projesi oldu. Pegasus, sektörde süregelen sabit ve yüksek fiyatlı iç hat düzenine kademeli fiyat sistemi getirdi. Yolculara 25 YTL’den başlayan fiyatlarla uçma şansı verdi. İstan­bul’da tek merkezden gerçekleştirilen uçuş uygulama­sına son vererek atıl kalan ikinci meydanı, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nı, uçuş üssü olarak seçti.

    İç hat tarifeli uçuşlarına 2005 yılı kasım ayında baş­layan Pegasus, 2006 yılında iç hatlarda yaklaşık yüzde 9’luk pazar payına ulaştı. Satış ofislerini sadece hava­alanlarında bulunduran şirket, şehir içinde yüksek maliyetli satış ofisleri yatırımından kaçındı. Alternatif ürün ve hizmetlerle Cotel, rent acar, uçak içi ve dışı reklâm alanları, dergi reklâm alanları gibi) ekstra gelir kaynakları yaratıldı. 2007 sonuna dek 2,7 milyon kişi taşıyacağı öngörülen Pegasus’un pazar payının da yüzde 11–12 düzeyinde olacağı tahmin ediliyor.

    Sıfırlar Gitti, İtibar Geldi
    Uzun yıllar yüksek enflasyon yaşayan Türkiye’de Türk Lirası’ndan sıfır atılması zaman zaman gündeme geldi ama inatçı yüksek enflasyon böyle bir operasyo­na izin vermedi. Türk Lirası’ndan sıfır atılması konusu 1998’den bu yana Merkez Bankası’nca yürütülen bir proje. Merkez Bankası enflasyonun yüzde 10’lu rakamları görmesiyle paradan 6 sıfır atılabileceğini du­yurmuş ve bunun için de tarih olarak 2001 yılını gös­termişti. Fakat 2001 yılında Türkiye belki de tarihinin en şiddetli ekonomik krizini yaşadı ve sıfır atma pro­jesi askıya alındı. Sonrasında başarılı şekilde uygula­nan istikrar programı ve enflasyonun hızla gerilemesi sayesinde 1 Ocak 2005 tarihinde YTL ve Yeni Kuruş tedavüle girdi.

    YTL’ ye geçiş sürecinde etkili bir tanıtım yapıldı. Esnaflardan yuvarlama yapmamaları ve geçiş döne­minde iki etiket kullanmaları istendi. Operasyon sonrası etkilere bakıldığında Ak Portföy Baş Ekonomisti Hakan Aklar, çok önemli kazanımların elde edildiğine dikkat çekiyor ve şöyle devam ediyor: "YTL, diğer pa­ralarla karşılaştırılabilen, değeri anlaşılabilen, uluslara­rası piyasalarda geçerliliği olan ve işlemlere konu olan itibarlı bir para birimi haline geldi. Yurtdışında YTL üzerinden tahvil ihracı arttı, hatta 10 Eylül 2007 itiba­rıyla 2–10 yıl arasında değişen vadeli tahvillerin top­lam tutarı 22,4 milyar YTL’ ye ulaştı."

    Projenin bir diğer önemli sonucu da banknot üre­tim maliyetindeki düşüş oldu. YTL’ ye geçiş öncesi 31 Aralık 2004 tarihi itibarıyla dolaşımda bulunan toplam banknot miktarı yaklaşık 13,5 milyar YTL ve 1 milyar 306 milyon adetti. Dolaşıma üst değerde 2 banknot kupürünün çıkarılmasının da etkisiyle 2005 yılsonu itibarıyla dolaşımdaki banknot adedi 930,5 milyona düştü. Ayrıca bankacılık sisteminin işlem hacimleri dola­yısıyla stok, taşıma maliyetleri de azalmış oldu. Diğer taraftan, YTL operasyonu ülkemizde madeni para kul­lanımını da olumlu ölçüde etkiledi. Dolaşımdaki ma­deni paraların emisyon hacmine oranı yaklaşık yüzde 1,1 iken, bu oran 2006 yılı sonu itibarıyla yüzde 2,34’e yükseldi.

    BES, 1,4 Milyon Kişiye Ulaştı

    Türkiye’nin gerçekleştirdiği sos­yal güvenlik reformunun bir parçası olarak 27 Ekim 2003 ta­rihinde yürürlüğe giren Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 4 yıl içinde 1 milyon 400 bine ulaşan katılımcı sayısıyla pek çok açı­dan dünyadaki örneklerinden daha başarılı bir performans sergiledi. Sistemin ilk fa­aliyete geçtiği dönemde kuruluş izni alan 11 şirket bu­gün, Aviva ile Ak Emeklilik birleşmesinin ardından, 10 şirket olarak yoluna devam ediyor. Gelişimini dünya­daki birçok ülkeye örnek olabilecek şekilde sürdüren Bireysel Emeklilik Sistemi’nin fon büyüklüğü, 12 Kasım 2007 tarihi itibarıyla 4,3 milyar YTL’ yi geçmiş du­rumda. Toplam sözleşme sayısı ise Emeklilik Gözetim Merkezi’nin verdiği bilgiye göre 1 milyon 398 bin 858’e ulaştı. Katılımcı sayısı açısından çok hızlı bir bü­yüme kaydeden BES’in, önümüzdeki 10 yıl içinde, 20 milyar doların üzerinde fon büyüklüğüne ulaşması bekleniyor. 25 yıl gibi uzun bir vadede ise fonun, GSYİH’nin en az yüzde 15’i kadar olacağı tahmin edi­liyor. BES, çok yönlü çıktıları olan bir sistem. Sistemin sosyal ve ekonomik çıktılarının ne kadar güçlü oldu­ğu önümüzdeki yıllarda çok daha iyi anlaşılacak. BES katılımcılarına, tasarruf yapmanın güçleştiği bir dö­nemde, emeklilik dönemlerindeki ekonomik kayıpla­rını telafi edebilmeleri amacıy­la küçük tasarruflar yapabilme imkânı sunuyor. Bu tasarruflar çeşitli vergi avantajlarıyla da destekleniyor.

    Ekonomimizin en büyük problemi sıcak para ve ülke­mizdeki fonların kısa vadeli yapısı. BES bu anlamda da uzun vadeli fonların oluşması­nı sağlıyor. Fonların kartopu etkisiyle büyümesi nedeniyle, orta vadede bu fonlar ekonomimizde daha da önem­li bir yer tutacak.

    Tav’ın Küreselleşme Adımları
    Tav, hızlı büyüme hedefi ve yeni yatırım fırsatları ne­deniyle 2006 yılında yeniden yapılandı. Bu doğrultu­da "işletme" hizmetlerini "TAV Havalimanları Hol­ding" ve "yapım" hizmetlerini "TAV İnşaat" başlıkları altında gruplandırdı. Bugün İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes Havalimanı ve Gürcistan’da Tiflis ve Batum Havalimanı’nı işletiyor.

    Tunus’ta ise Enfida ve Monastere Havalimanla­rı’nın yapımını üstlenmiş durumda. Yılda yaklaşık 300 havayolu şirketinin 285 bin uçuşuna hizmet sunuyor, her yıl ortalama 27 milyon yolcuya hiz­met veriyor. TAV Havalimanları, bu kapasiteyle dünyanın önde gelen havalimanı işletmecileri ara­sında yer alıyor. TAV Havalimanları Holding, İs­tanbul Atatürk Havalimanı’nı 2000 yılından itiba­ren işletmeye başladı. Havalimanı işletmeciliğinin yatırımcıyla buluşmasında Türkiye’nin önünü açtı. Havalimanı işletmeciliğinin sektör haline gelme­sinde ve ülkemizdeki terminallerin özelleştirilerek havacılık sektörünün dinamikleşmesinde önemli bir görev üstlendi. Türkiye’de TAV’ın yarattığı bu de­ğer zinciri, havacılık sektörünün hizmet sektörüne dönüşmesiyle yabancı sermayenin de Türkiye’ye ilgi duymasını sağladı. İşletmeye geçişinin 7’nci yılında TAV Havalimanları Holding’in halka arzı son 10 yılın en dikkat çeken işlemlerinden biri oldu. Ayrıca ken­di sektörünün küreselleşmesine öncü oldu. Yaptıkla­rının diğer şirketler tarafından da kullanılacak olma­sının kendisini çok mutlu ettiğini belirten TAV CEO’su Sani Şener, "Bizim geliştirdiğimiz proje finans­man yöntemleri, terminal yapım metodolojileri ve ha­valimanı işletmeciliği modelleri bir ilk olarak örnek oldu" diyor.

    Muhtar Kent Yüzyılın Öyküsü
    Dünyanın en değerli markası Coca-Cola’nın yeni CEO’su temmuz 2008’de Muhtar Kent olacak. Muhtar kendi sektörünü yarattı Fikir babası ve proje lideri Alphan Manas olan iddaa, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, son 10 yılın en önemli projeleri arasında yerini aldı. İddaa Türkiye’nin ilk Kent böylece dünyanın dev şirketlerinde en yüksek seviyeye ulaşan Türk unvanını yine kendi yenilemiş olacak. Türkiye açısından son 10 yılın değil, son yüz­yılın en iyi kariyer öyküsünü gerçekleştiren Muhtar Kent, halen Coca Cola’nın Kuzey Amerika dışındaki tüm uluslararası operasyonlarının başında. Kent’in sorumluluğundaki bölge Coca Cola’nın toplam ciro­sunun yüzde 70’ini oluşturuyor. Kent’in kariyer hikâyesi ise bundan 30 yıl önce başladı. Coca-Cola’daki çalışma hayatına 1978’de Atlanta’da başlayan Kent, 1985’e kadar değişik ülkelerde pazarlama ve operas­yon birimlerinde çalıştı. Bu tarihten sonra Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Genel Müdürü oldu. 1989–1995 döneminde 23 ülkeden sorumlu olarak Doğu ve Or­ta Avrupa Bölüm Başkanlığı ve Coca-Cola Internatio­nal Başkan Yardımcılığı yaptı. 1995–1998 döneminde Coca-Cola Amatil Avrupa Genel Müdürlüğü görevini üstlendi. 1998–2005 yılları arasında Efes İçecek Grup Başkanlığı’na gelen Kent’in Coca-Cola’nın zirvesine yönelik yürüyüşü ise şöyle devam etti: Coca Cola’nın efsanevi CEO’su Neville lsdell emekli olmasına rağ­men yeniden göreve çağrıldı. lsdell’in ilk işi kendi kadrosunu kurmak için kolları sıvamak oldu. ls­dell’in kadrosunda yer vermeyi düşündüğü önemli isimlerden birisi de Muhtar Kent’ti. Ancak Kent aynı dönemde Anadolu Grubu’nda idi. lsdell, Anadolu Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan ile Atina’da 2004 Olimpiyatları sırasında bir araya geldi ve kendisinden Muhtar Kent’i transfer etmek için izin istedi. Özilhan bir yıl sonra ikna edildi ve Coca-Cola’nın Kuzey Asya, Avrasya ve Ortadoğu Grubu’nun başına getirildi. Böylece Kent, Coca Cola hiyerarşisinde ilk 20’ye girmiş oldu. 2008’in ikinci ya­rısında ise görevine Coca-Cola’nın 1 numaralı yöne­ticisi olarak devam edecek.

    Turquallty’nin Markalaşma Yaklaşımı
    Dünyanın en gelişmiş uluslararası markalaşma progra­mı olarak tanımlanan Turquality, bundan sadece 3 yıl önce uygulama aşamasına geçti. Kısa süre içinde de önemli gelişmeler gösteren bir projeye dönüştü. Tur­quality bu zaman zarfında yapılanmasını, markalaşma anlayışını, yaklaşımını sürekli olarak geliştirdi. Dış Ti­caret Müsteşarlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İs­tanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri Ge­nel Sekreterliği tarafından yürütülen projenin fikir babası Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen. Tüzmen, projenin bugün geldiği noktayı "Turquality firmalarımızın mar­kalaşma yolundaki çabalarını destekleyerek, uluslara­rası pazarlarda rekabet gücümüzü artırma hedefimizi gerçekleştirmede ciddi aşamalar kaydetmemizi sağla­dı. Bu projeyi ’10 yılda 10 dünya markası yaratmak’ vizyonuyla ortaya koyduk. Bu doğrultuda katma de­ğeri yüksek, markalı ürünlerle uluslararası pazarlarda ön plana çıkabilen bir ülke olma yolunda önemli adımlar atıyoruz" sözleriyle anlatıyor.

    Proje, başlangıçta pilot sektör seçilen tekstil ve ha­zır giyimin ardından diğer sektörlere de açıldı. Bugün gıdadan hazır giyime, beyaz eşyadan elektroniğe uza­nan çok sayıdaki sektörden toplam 45 marka proje kapsamında destekleniyor.

    Kaynak: Capital Dergisi / Özlem Aydın

    www.capital.com.tr
     


    Eğitim Duyuruları

       TAVSİYE EĞİTİMLER      EĞİTİM FİRMALARI      FİRMALAR
  • Yöneticilik Becerileri Eğitimi
  • Dış Ticaret ve Operasyon Uzmanlığı Sert. Prg
  • Müşteri İlişkileri Yönetimi
  • Finansçı Olmayanlar için Finans Yönetimi
  • Depo ve Stok Yönetimi Eğitimi
  • Keytorc Teknoloji Hizmetleri
  • UXservices
  • Ba-Works
  • Biymed Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri
  • Eğitim Duyuruları

  •    Diğer Konular


    egitimduyurulari.com © 2007 Tüm hakları saklıdır Anasayfa | Ücretsiz Eğitimler | Hakkımızda | Yardım | İletişim | Uyarı