Anasayfa      Hakkımızda      Yardım      İletişim      Reklam  
  
   Anasayfa
 Ücretsiz Eğitimler
 indirimli Eğitimler
 Seçilmiş Eğitimler
 Son Eklenenler
 Eğitim Fırsatları
Anasayfa     Eğitim Takvimi    Eğitim Duyuruları     Eğitim Kategorileri    Eğitim Firmaları   Eğitim Talepleri     Makaleler    Haberler     Üyelik

ÜYELİK İŞLEMLERİ

E-Posta adresiniz

ÜyelikTipi

Şifre  

Beni hatırla

  • Şifremi unuttum
  • Üye ol
  •  İSTATİSTİKLER
    Toplam Eğitim    1694
    Takvimdeki Eğitim    0
    Eğitim talebi    0
    Aktif firma    580
    Aktif üye    4717


    Los Angeles International University

    Yazdırılabilir versiyon   Geri
    4016 görüntülenme
    (20.01.2010)
    Çalışanın Ruhuna Dokunun
    Son günlerde şirketinizin verimliliğinde bir düşüş olduğunu hissediyorsunuz. İşler yetişmiyor, müşteriler şikayet ediyor, çalışanlarınız keyifsiz…
    Çalışanın Ruhuna Dokunun

    Son günlerde şirketinizin verimliliğinde bir düşüş olduğunu hissediyorsunuz. İşler yetişmiyor, müşteriler şikayet ediyor, çalışanlarınız keyifsiz… Bir şeyler ters gidiyor ama ne? Aslında sorunun nerede olduğunu anlamak için çok uzağa bakmak gerekmiyor…“Mutsuz çalışan” olarak da ifade edebileceğimiz motivasyon düşüklüğü, salgın bir hastalık gibi tüm çalışma alanınıza yayılabilir. Zaman zaman tüm şirket yöneticilerinin karşılaştığı bu durum, önlem alınmadığı takdirde, önemli zararlara neden olabiliyor.

    İnsanların, motivasyon düzeyleri, yetkinlikleri ve performansları farklı olduğuna göre, onları yönlendirmek için de farklı davranışlar gerekir. Bu nedenle, yöneticilerin öncelikle birlikte çalıştıkları insanları iyi tanımak için zaman ayırmaları öneriliyor. Onları farklı ortamlarda izleyerek ve gözlemleyerek, hangi davranış tarzına daha etkin cevap verebileceklerini sezmeye çalışmak gerek. Çalışanına bağlılığını gösteren yönetici, onların da bağlılığını kazanabilir. Birlikte çalıştığınız insanlar için önemli olan konularda, onlarla ilgilenmek, onları zor zamanlarında yalnız bırakmamak, değişimin gerektirdiği güçlükleri birlikte aşmada yardımcı olur.

    İşe Kendinizden Başlayın
    Tamam, çalışanlarınızın motivasyonunu yükselterek iş verimliliğiniz artırmak istiyorsunuz. Peki siz yeterince motive misiniz? Etkili motivasyonun altın kuralı, kendiniz ilham sahibi olmadıkça asla başkalarına ilham kaynağı olamayacağınızdır. Yalnızca motivasyon sahibi bir lider başkalarını motive edebilir. İnsanlar model olarak gördükleri kişilerden çok etkilenir ve davranışlarını bu kişiye göre düzenler. Dolayısıyla çalışanlarını motive etmek isteyen bir liderin veya yöneticinin, öncelikle kendisinin istekli ve ilgili olması gerekiyor. Eğer böyle hissetmiyorsanız, kendi kişisel çözümlerinizi belirlemeli ve hayata geçirmelisiniz.

    Maddi Motivasyon Etkisini Kaybediyor
    İş yerinde motivasyon artırma denilince çoğu kişinin aklına maddi ödüller, primler, ikramiyeler geliyor. Özellikle günümüzde “performansa göre ücret” modeli oldukça popüler bir motivasyon aracı olarak görülüyor. Gerçekten de maddi kazanç, çalışanlar üzerinde yüksek motivasyon sağlıyor ancak motivasyonun sürekliliğini sağlamada tek başına yeterli olamıyor. Eğer çalışan yaptığı işten psikolojik ve sosyal bir tatmin almıyorsa, bir süre sonra para bu açığı kapatmaya yetmiyor. Yapılan işin kalitesi, geçerliliği ve kişiye kazandırdığı prestij bireyleri şirketlere bağlayan en etkili noktalardan biri olarak görülüyor. Yalnızca maddiyata dayalı motivasyon yöntemleri, çok verimli iş çıkaran bir çalışanı, daha yüksek ücret öneren bir şirkete kaptırma riskini de barındırıyor. Bu da şirkette çalışan sirkülasyonun yüksek olmasına ve verimlilik kaybına neden oluyor.

    Verimli çalışanları şirkette tutabilmek ve işyerinde uzun vadeli yüksek motivasyon sağlamak için öncelikle çalışanın şirket bağlılığını yani bir anlamda “adanmışlığını” sağlamak gerekiyor. Adanmış çalışan, kendini şirketin bir parçası gibi hissediyor ve hedefleri gerçekleştirmede kararlı bir tutum sergiliyor. Bunun yolu da çalışanın “ruhuna dokunan” uygulamalara yoğunlaşmaktan geçiyor.

    Peki nedir bu çalışanın ruhuna dokunan motivasyon yöntemleri?

    Takdir Edilme ve Onaylanma
    Doğru kişiden doğru zamanda içten bir teşekkür almak, bir çalışan için, maaşına yapılacak zam, resmi bir ödül veya bir duvar dolusu sertifika ve plaketten daha anlamlı ve önemli olabilir. Bu çeşit motivasyonun etkisinin daha güçlü olmasının bir nedeni de; çalışanın başarısının fark edilmesidir. Bu güne kadar yapılan araştırmalar gösteriyor ki; çalışanların iş tatmininde en önemli etken yöneticisi… Yöneticinin, çalışanlarını önemsediğini yalnızca sözel olarak değil, davranışları ile de göstermelidir.

    Çalışanları takdir etmede kullanılabilecek yöntemler neler olabilir?

    * Bir çalışanınızı yalnızca teşekkür etmek için odanıza çağırın. Sohbet sırasında başka hiçbir konuya girmeyin.

    * Çalışanlarınıza işleri hakkında değerlendirmelerinizi açık yüreklilikle bildireceğinizi söyleyin.

    * Onay ve takdirlerinizi zaman kaybetmeden anında söyleyin. Ne için onayladığınızı ve takdir ettiğinizi açıkça belirtin.

    * Çalışanlarınızın veya ekibinizin fikirlerini şirketteki diğer bölümler veya üst yönetimle paylaşırken, fikirlerin onlara ait olduğunu belirtin ve destek verin.

    * Çalışanlarınızın ismine özel teşekkür notları/kartları hazırlayın ve başarılı bir iş sonunda masalarında görmelerini sağlayın.

    Katılımcı Olma Fırsatı
    Karşınızdaki birini motive etmenin en etkili yollarından biri onu dinlemektir. Önerilerin paylaşılabildiği ve karar alma süreçlerine katılımın sağlandığı bir ortam yaratmak, çalışanın saygınlığını arttırma ve kendisini kabul ettirdiği duygusunu hissetmesi açısından oldukça önemli. Kısacası fikirleri dinlenen ve hatta önerisi hayata geçirilen bir çalışanın duyduğu manevi tatmin önemli bir motivasyon unsuru… Üstelik onlardan gelen bazı öneriler, gerçekten işi geliştirme ve tasarruf sağlamada etkili oluyor.

    Katılımcı bir çalışma ortamı yaratmak için neler yapabilirsiniz?
    * Şirkette bir öneri kutusu bulundurun ve çalışanlarınızın fikirlerini yazarak bu kutuya atmalarını sağlayın. Belirli zamanlarda bu kutudaki önerileri değerlendirerek uygun olanları hayata geçirin

    * Periyodik olarak “öneri değerlendirme” toplantıları yapın ve çalışanlarınızın fikirlerini dinleyin.

    * Beğenilen bir öneriyi mutlaka ödüllendirin.

    Terfi İmkanı
    Terfi etmek kendi başına çalışanların motivasyonlarını doğrudan etkileyen bir etmen. Bunun temel nedeni ise terfi alan çalışanın yöneticisi tarafından takdir edildiğini ve kendisine değer verildiğini hissetmesi... Ayrıca çalışan, çevresi tarafından saygı gördüğünü düşünür ve kendini gerçekleştirdiğini hisseder. Terfi alan çalışan işine daha büyük bir istek ve ilgiyle yaklaşır, kendine daha fazla güvenir ve ilerde daha da başarılı olmayı ister. Çalışmasının karşılığını aldığını görebilmek çalışını motive ederek işe daha fazla odaklanmasını sağlar.

    Çalışanlara terfi imkanı sunarken nelere dikkat etmelisiniz?

    * Açık pozisyonlar için öncelikle şirket içindeki çalışanlardan pozisyona uygun olanları değerlendirin.

    * Çalışanlarınızı terfi ettirirken adil olun.

    * Eğer şirketinizin organizasyon yapısı çalışanlarınızı terfi ettirip, bir unvan vermeye uygun değilse sorumluluklarını ve şirket içinde görünürlülüklerini artırın.

    Eğitim ve Kişisel Gelişim
    Günümüzde çalışanlar için kazanılan para kadar önemli olan bir diğer etken ise çalıştıkları şirkette kendilerini ne kadar geliştirebildikleri ve yeni bilgilerle ne kadar donanabildikleri… Bu nedenle eğitim seçenekleri, çalışanların motivasyonu yükseltmek için başvurulan araçlardan. Şirketler belirli aralıklarla çalışanların eğitim gereksinimlerini gözden geçirmeli ve imkanları dahilinde çalışanlarına bu olanağı sunmalı… Çalışanların güncellenmiş bilgilerle donatılmaları, şirketlerin yeni gelişmelere uyum göstermesi ve günü takip edebilmesi açısından oldukça önem taşıdığı gibi, kendilerine yeni bilgiler sunulan ve eğitilen çalışanlar sevgi görme ve ilgilenilme gibi sosyal içerikli gereksinimlerini de karşılamış oluyor.

    Rekabet
    Uzmanlar, motivasyon için, yöneticilerin şirket içi rekabeti gerekli düzeyde destekleyebileceğini de belirtiyor. Rekabet ortamı, işlerin yapılma hızını arttıran, çalışanları isteklendiren ve onları daha çok çalışmaya iten bir araç. Günümüzde çalışanlar rekabeti olumsuz bir etken olara değil, verimliliklerini arttıran, motivasyonları yükselten bir araç olarak görülüyor. Bunun nedeni de rekabetin olduğu bir şirkette bireylerin daha başarılı olmaları ve sonrasında saygı görme, prestij sahibi olma, kendini gerçekleştirme güdülerini tatmin etmeleri… Bu aracı kullanırken dikkat edilmesi gereken en önemli unsur rekabetin dozunun iyi ayarlanması… Aşırı rekabet ortamı, çalışanların motivasyonlarını düşürmenin yanı sıra, çalışanlar arasında huzursuzluk ve öfke yaratabilir.



    Çalışma Ortamı
    Bir çok çalışan iyi ve yaratıcı işler yapmak ister ve eğer uygun ortam sağlanırsa bunu mutlaka başarır.

    Motivasyon artırmada etkin yöntemlerden biri de çalışma ortamının rahat, konforlu ve sağlıklı olmasını sağlamak. Ofisin temizliği, düzenli ve tertipli oluşu, ısısı, havalandırması, rutubeti gibi özellikler çalışanların yaratıcı ve verimli olmalarında etkilidir. Bununla beraber çalışma ortamında tüm çalışanların birbirleriyle uyum içinde olmaları çok önemli. Samimi ve cana yakın çalışma arkadaşlarının bulunduğu şirketler, bireylerde iş tatmininin sağlamasına yardımcı oluyor.

    Motivasyonu yükseltmek için çalışma ortamında yapabileceğiniz bazı düzenlemeler şunlar olabilir:

    * Ofisinizin düzenli olarak temizlenmesini sağlayın.

    * İklimlendirme cihazlarını kontrol ettirin. Hiçbir çalışan çok sıcak bir ortamda ya da titreyerek verimli iş çıkartamaz.

    * Ofiste sigara içilmesine izin vermeyin. Sigara dumanı içmeyenler için rahatsız edici ve dikkat dağıtıcı bir etmendir. Sigara içen çalışanlarınız için mümkünse ofisin dışında, bir alan oluşturun.

    * Ofis teknolojinizi güncel tutun. Her çalışan son teknolojiyle donanmış bir bilgisayar veya cep telefonu kullanmaktan keyif alır.

    * Çalışanlarınızın masalarına taze, hoş kokulu çiçekler koydurun. Hem görsel açıdan hem de yaydığı güzel koku ile motivasyonu olumlu yönde etkileyecektir.

    Eğlence
    Bir çok çalışan işyeri ortamının zevkli ve eğlenceli olmasını ister. Yoğun çalışma temposunun yarattığı yorgunluk ve moral bozukluğu ile başa çıkmak için biraz eğlence yeterli olabilir. Eğlenceli aktiviteler belirli rutinlerde düzenlenebileceği gibi özellikle zor zamanlarda moralleri yükseltmekte oldukça etkili… Çalışanların aileleri ile birlikte katılabilecekleri, şirket piknikleri, yılbaşı partileri, doğum günü kutlamaları gibi etkinlikler klasik ama etkili motivasyon araçları arasında yer alıyor. Çalışanların çalışma ortamı dışında hep birlikte iyi vakit geçirmelerini sağlayan bu tip etkinlikler, motivasyonu arttırdığı gibi “biz” bilincinin oluşmasını da destekler nitelikte...



    Kriz Dönemlerinde Motivasyonun Önemi
    Her şirket zaman zaman zor zamanlar yaşar. Bu zor zamanlarda şirketin en önemli kaynağı olan insanı yönetmek daha büyük önem taşıyor. Kriz dönemlerinde çalışanlar üzerinde oluşan endişe ve moral bozukluğunu yönetmek ise yöneticilerin önceliği olmalı… Bu tür dönemlerde yöneticiler, çalışanların nasıl etkilendiğini analiz etmek, motivasyon ve performansları üzerinde oluşabilecek olumsuz etkileri en aza indirecek çözümleri üretmek ve uygulamak durumunda.

    Kriz ortamında şirketler ve dolayısıyla ile çalışanlar için plan yapabilmek oldukça zorlaşır. Bu durum da onların işleri hakkında kontrol duygusunu kaybetmelerine yol açabilir. İşsiz kalma tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarında umutsuzluğa kapılmaları kaçınılmazdır. İşlerini kaybetmeseler bile bu ihtimal onların üzerinde uzun bir dönem etkili olabilir ve motivasyon düşer. Kriz dönemlerindeki motivasyon düşüklüğü çalışanlarda kendilerinde kandırılmışlık ve ihanete uğramışlık duygularını da ön plana çıkarıyor. İş arkadaşlığı güvenilmez rakipliğe dönüşüyor ve zaman zaman yöneticilere karşı öfke duyguları görülebiliyor.

    Krizler nedeniyle çalışanların bir bölümünün işten uzaklaştırılması durumunda, işine devam edenler üzerinde yapılan bir araştırma, çalışanların motivasyonları, şirkete bağlılıkları, geleceğe ilişkin beklentileri gibi konularda olumsuz duyguların hakim olduğunu gösteriyor.

    Tüm bu sonuçları göz önüne alındığında, şirket yöneticilerine, kriz dönemlerinde çalışanlarının motivasyonunu üst düzeyde tutabilmek için etkin politikalar izlemeleri öneriliyor. Örneğin, kıdemli çalışanlara ve başka bir yerde iş bulma şansı olmayan çalışanlara öncelik tanınabilir. Yeni koşullar nedeniyle çalışanların özel hayatlarında karşılaşabilecekleri sorunlara önem vermek de önemli… Bütün bu süreçte yöneticinin, içtenlik, paylaşım, dürüstlük ve insana verilen değer gibi kavramları vurgulaması da öne çıkan bir etken. Çünkü çalışanlar için en büyük kayıp haksızlığa ve ihanete uğrama duygusu...

    Bu tür dönemlerin berberinde getirdiği durgunluk, gelişim adına bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Eğitim programlarına ağırlık verilerek çalışanların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkıda bulunarak, daha fazla sosyal aktivite ortamı yaratarak moral ve dayanışma duygularını desteklemek mümkün. Çalışanların işe gelirken kendilerini iyi hissedecekleri bir çalışma ortamı yaratmak, ekip çalışmasını desteklemek, çalışanların aileleriyle birlikte katılabilecekleri sosyal aktiviteler düzenlemek gibi uygulamalar, bu tür dönemlerde başvurulabilecek motivasyon yöntemleri arasında öne çıkıyor.

    Motivasyon araçları ile birlikte yöneticinin davranış modeli de çalışan üzerinde çok etkili. Bu nedenle yönetici çalışanları ile ilişkilerinde davranışlarını motive edici şekilde biçimlendirmeli. Bu davranış biçimleri şu şekilde olabilir:

    * Şirket yöneticileri, çalışanlarına destek vererek sürekli iletişim içinde olmalı.

    * Şirketin vizyon, amaç ve hedefleri çalışanlara iyi aktarılmalı ve çalışanlarla paylaşılmalı. Böylece çalışanlar şirketin bir parçası olduklarını hissedeceklerdir.

    * Daha önceden belirlenen etkinlikler, anlaşmalar, eğitimler mümkün olduğunca iptal edilmemeli. Bu tutum çalışanlara hayat devam ediyor mesajı verir.

    * Çeşitli durum senaryoları hazırlanarak çalışanlarla paylaşılmalı.

    * Çalışanlara karşı duyarlı davranılmalı, hissedilen kaygı ve endişeler mümkün olduğunca onlara yansıtılmamalı.

    Kaynak: KobiFinans 21. Sayı
     


    Eğitim Duyuruları

       TAVSİYE EĞİTİMLER      EĞİTİM FİRMALARI      FİRMALAR
  • Depo ve Stok Yönetimi Eğitimi
  • Müşteri İlişkileri Yönetimi
  • Satınalma Yönetimi ve Teknikleri
  • Yöneticilik Becerileri Eğitimi
  • Dış Ticaret ve Operasyon Uzmanlığı Sert. Prg
  • Ba-Works
  • İstanbul Kurumsal Gelişim
  • Keytorc Teknoloji Hizmetleri
  • UXservices
  • Eğitim Duyuruları

  • Biymed Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri

       Diğer Konular


    egitimduyurulari.com © 2007 Tüm hakları saklıdır Anasayfa | Ücretsiz Eğitimler | Hakkımızda | Yardım | İletişim | Uyarı